Araç Değer Kaybı ve Trafik Kazası Tazminatı

Araç Değer Kaybı Nedir?

Araç değer kaybı; bir trafik kazası sonrasında hasar gören aracın, yetkili servis veya tamirciler tarafından kusursuz bir şekilde onarılmış olsa dahi, TRAMER (hasar) kaydı işlenmesi ve onarım görmesi sebebiyle ikinci el piyasasındaki satış değerinde meydana gelen maddi düşüştür.

Yargıtay kararları gereği, kazada %100 kusurlu olmayan taraf, aracındaki bu reel değer düşüklüğünü kusurlu tarafın Zorunlu Trafik Sigortası'ndan ve kusurlu araç sürücüsü ile ruhsat sahibinden talep etme hakkına sahiptir.

Bu Alandaki Hizmetlerimiz

Hukuk büromuz, trafik kazalarından doğan uyuşmazlıklarda "Sigorta Hukuku" uzmanlığıyla süreci hızlı ve lehinize yönetecek şu hizmetleri sunmaktadır:

  • Değer Kaybı Tahsili: Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru yapılarak değer kaybının 4 ila 6 ay gibi kısa bir sürede icra yoluyla tahsili.
  • Hasar Farkı Tazminatı: Sigorta şirketlerinin orijinal parça yerine eşdeğer/yan sanayi parça kullanmasından doğan bedel farklarının tahsili.
  • İkame Araç (Yatan Araç) Bedeli: Aracın tamirde kaldığı süre boyunca kullanılamamasından doğan ikame araç kiralama bedelinin kusurlu taraftan tahsili.
  • Ticari Kazanç Kaybı: Taksi, otobüs, dolmuş veya kargo aracı gibi ticari araçların tamir süresince çalışamamasından doğan kazanç kaybının davayla alınması.

Araç Değer Kaybı Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Müvekkillerimizin trafik kazaları sonrası hakları hakkında en çok merak ettiği soruların yanıtlarını sizin için derledik.

Değer kaybı alabilmeniz için üç temel şart vardır: Birincisi, trafik kazasına karışmış olmanız. İkincisi, kazanın oluşumunda %100 kusurlu olmamanız (haklı veya daha az kusurlu taraf olmanız). Üçüncüsü ise kazanın üzerinden yasal zamanaşımı süresinin geçmemiş olmasıdır.
Trafik kazalarından doğan maddi tazminat (değer kaybı ve hasar) davalarında zamanaşımı süresi kaza tarihinden itibaren kural olarak 2 yıldır. Ancak kazada yaralanma veya ölüm varsa, Ceza Kanunu'ndaki uzamış ceza zamanaşımı süreleri (8 yıl veya 15 yıl) uygulanır.
Hayır, engel değildir. Eskiden Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nda yer alan 165.000 KM sınırı ve yaş kısıtlamaları Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Artık aracın kilometresi ne olursa olsun, serbest piyasa koşullarına (Reel Değer) göre değer kaybı hesaplanarak tahsil edilmektedir.
Değer kaybı; kazaya sebebiyet veren karşı tarafın Zorunlu Trafik Sigortasından talep edilir. Trafik sigortası limitlerinin yetmediği veya karşı aracın sigortasının olmadığı durumlarda ise doğrudan kusurlu aracın ruhsat sahibine ve sürücüsüne karşı dava açılabilir.
Sigorta şirketleri genellikle kendi programlarıyla hesaplama yaparak piyasa gerçeklerinin çok altında bir bedel yatırmaktadır. Tarafınıza eksik ödeme yapılması durumunda, bakiye (kalan) kısım için Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurarak alanında uzman bağımsız bilirkişilerce gerçek tutarın hesaplanmasını ve aradaki farkın ödenmesini sağlayabiliriz.
Normal mahkemelerde yıllar sürebilen davaların aksine, Sigorta Tahkim Komisyonu süreci son derece hızlıdır. Başvurunun kabulü ve bilirkişi incelemeleri dahil olmak üzere ortalama 4 ila 6 ay içerisinde kesin karara bağlanır ve tahsilat aşamasına geçilir.
Uygulamada, sökülüp takılabilen plastik parçaların (plastik tampon, jant kapağı, silecek vb.) değiştirilmesi tek başına aracın ikinci el piyasa değerini düşürmediği için genellikle değer kaybı tazminatına konu edilmez. Ancak tamponun altındaki metal aksam, şasi veya kaporta hasar görmüşse değer kaybı kesinlikle alınır.
Eğer aracınızın daha önce boyanan veya değişen parçası, yeni bir kazada tekrar hasar görürse, o parça için ikinci kez "orijinallik kaybı" yaşanmayacağı için değer kaybı talebi genellikle reddedilir. Fakat kazada aracın daha önce hiç hasar almamış farklı parçaları hasar gördüyse, o yeni parçalar için değer kaybı alınabilir.
Pert olan (tam hasara ayrılan) araçlar onarılıp tekrar trafiğe çıkarılmayacağı için mantıken ikinci el pazarında satılamaz ve değer kaybı oluşmaz. Bu durumda sigorta şirketinden "değer kaybı" değil, aracın kaza tarihindeki "Piyasa Rayiç Bedeli" talep edilir.
Eğer kaza tespit tutanağında her iki taraf da eşit (%50) kusurlu bulunmuşsa, aracınızda oluşan toplam değer kaybı miktarının yarısını (%50'sini) karşı tarafın trafik sigortasından talep edebilirsiniz.
Trafik sigortası (Kasko hariç), aracınızın tamirde yattığı günlerdeki mağduriyetiniz için ikame araç bedeli ödemez. "Araç Mahrumiyet Bedeli" veya "Yatan Araç Bedeli" olarak bilinen bu tazminat, doğrudan kusurlu araç sürücüsüne ve ruhsat sahibine karşı açılacak bir dava veya icra takibi ile tahsil edilir.
Kanunen zorunlu değildir. Ancak sigorta şirketleri, avukatsız yapılan şahsi başvurularda eksik ödeme yapma, talebi sebepsiz reddetme veya oyalama yoluna sıklıkla başvurmaktadır. Sigorta hukuku ve tahkim sürecine hakim bir avukat, reel piyasa değerini yansıtan bilirkişi raporları aldırarak hak kaybı yaşamanızı engeller ve süreci en kısa sürede lehinize sonuçlandırır.